Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri Eğitim Kampı Tamamlandı
Enstitü Sosyal Araştırma ve Strateji Programı (ESAS) kapsamında düzenlenen Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri Eğitim Kampı, 8-11 Eylül 2026 tarihleri arasında lisansüstü öğrencilerin ve araştırmacı adaylarının katılımıyla gerçekleştirildi. Dört gün süren programda katılımcılar, sosyal bilimlerde araştırma tasarımı, araştırma sorusunun belirlenmesi, uygun metodolojinin seçilmesi ile nicel ve nitel yöntemler üzerine eğitimler aldı.

Programın ilk günü, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan tarafından verilen “Eğitim ve Toplum Araştırmalarında Bağlam ve Odak” başlıklı oturumla başladı. Oturumda bir araştırma konusunu tespit etme, konuyu araştırılabilir bir probleme dönüştürme ve problem tanımının düşünsel aşamaları ele alındı. Akabinde Enstitü Sosyal Araştırma Destekleri ve Projeler Direktörü Sefer Soydar, güçlü bir tez konusu belirlemenin temel kriterlerine değindi. Araştırma konusu belirlerken kişisel ilgi ve merakla yola çıkmanın yeterli olmadığını belirten Soydar, güçlü bir tez konusu için literatürdeki boşlukların tespit edilmesi, konunun toplumsal karşılığının değerlendirilmesi ve araştırmanın yöntemsel açıdan uygulanabilir olmasının önemini vurguladı. Bu doğrultuda katılımcılara, kişisel merakın itici bir rolü olduğu ancak tek başına yeterli olmadığı aktarıldı. Farklı alanlardan örnekler üzerinden, mevcut bilgiyi sadece derleyen veya aktaran çalışmalar yerine, literatürdeki boşlukları ortaya koyan ve güncel toplumsal meselelerle ilişki kuran araştırma sorularının geliştirilmesi üzerinde duruldu.

Günün ikinci oturumunda Boğaziçi Üniversitesi Dilbilim Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Ümit Atlamaz, “Araştırma Sorusuna Uygun Veri Toplama Yönteminin Seçimi ve Tasarımı” başlıklı sunumu gerçekleştirdi. Oturumda, araştırma sorularının güvenilirlik, geçerlilik ve tekrarlanabilirlik ölçütleri çerçevesinde hangi araştırma desenleri ve veri toplama yöntemleriyle yanıtlanabileceği ele alındı. Atlamaz ayrıca örneklem seçiminde sayısal büyüklükten ziyade rastgeleliğin ve temsil gücünün belirleyici olduğunu dile getirdi. Bu noktayı, yüksek sayıda katılımcıyla gerçekleştirilen ancak örneklemin toplumun belirli kesimlerini yeterince temsil etmemesi nedeniyle hatalı sonuçlara ulaşan bir araştırma örneği üzerinden açıkladı. Nedensellik ve korelasyon arasındaki ayrımın önemine de dikkat çekti.

Programın devamında Sabancı Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. M. Tahir Kılavuz, “Araştırma Tasarımında Epistemolojik Tutarlılık ve Yöntem Belirleme” başlıklı sunumunda, araştırma sorusunun araştırma tasarımındaki merkezî rolüne dikkat çekti. Kılavuz, araştırma sorusu, araştırmanın önemi, literatür taraması, hipotezler ve yöntemleri araştırma tasarımının beş temel unsuru olarak sıralarken özellikle yöntemin araştırmanın başlangıç noktası olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. “En iyi yöntem” diye bir şey olmadığını belirten Kılavuz, yöntemin ancak araştırma sorusuyla uyumlu olduğunda anlam kazandığını ve açık, odaklı ve cevaplanabilir bir araştırma sorusunun, araştırmanın geri kalan tasarımını belirleyen temel unsur olduğunu ifade etti.

Programın ilk günü, Enstitü Sosyal toplum araştırmacısı Nursen Tekgöz’ün gerçekleştirdiği “Kendi Araştırmanı Kurgula Atölyesi” ile sona erdi. Atölye kapsamında katılımcılara, gün içinde işlenen içerikleri kendi araştırma alanlarına göre kurgulama imkânı tanındı. Böylelikle, katılımcılar kendi araştırma konularını veya mevcut çalışmalarını yeniden ele alarak araştırma sorularını netleştirmeye, araştırmalarının temel amaçlarını belirlemeye ve bu sorulara uygun yöntemleri düşünmeye yönelik çalışmalar yürüttü.

Programın ikinci günü, İstanbul Üniversitesi Dilbilim Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gürlek’in “Nicel, Nitel ve Karma Yöntem Tasarımlarının Metodolojik Mantığı” başlıklı eğitimi ile başladı. Gürlek, nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının temel özelliklerini ve hangi araştırma sorularına hangi tasarımların daha uygun olabileceğini ele aldı. Araştırma sorusunun niteliği ile yöntem seçimi arasındaki ilişkiye dikkat çeken Gürlek, bir yöntemin tek başına diğerlerinden üstün olmadığını, önemli olanın araştırmanın amacı ve sorusuyla uyumlu bir tasarım geliştirmek olduğunu vurguladı. Karma yöntem çalışmalarında ise nicel ve nitel verilerin farklı aşamalarda veya aynı süreç içerisinde nasıl bir araya getirilebileceği anlatıldı. Ardışık tasarımlarda bir yöntemin bulgularının sonraki araştırma aşamasına nasıl yön verebildiği, eş zamanlı tasarımlarda ise farklı veri türlerinin birlikte değerlendirilerek araştırma sorusuna daha kapsamlı yanıtlar sunulabildiği örnekler üzerinden açıklandı.

Gürlek’in “Toplum Araştırmalarında Yöntem Seçimi ve Tasarım Değerlendirmesi” başlıklı ikinci eğitiminde, yöntem seçimi ve araştırma tasarımının değerlendirilmesi hususu sosyal bilimler üzerinden ele alındı. Farklı nicel, nitel ve karma tasarımların güçlü ve sınırlı yönleri karşılaştırılırken araştırmacının yöntem tercihinin araştırma sorusu, araştırmanın amacı, veri kaynakları ve araştırmanın kapsamı ile birlikte düşünülmesi gerektiği üzerinde duruldu. Katılımcılar, farklı araştırma örnekleri üzerinden tasarım tercihlerinin araştırmanın bulguları ve ulaşılan sonuçlar üzerindeki etkisini değerlendirme fırsatı buldu.Metodoloji kampının üçüncü günü, Enstitü Sosyal uzman araştırmacısı Doç. Dr. Talip Yiğit’in “Nicel ve Nitel Veri Analizi Teknikleri” başlıklı sunumuyla başladı. Yiğit, araştırma süreçlerinde kullanılan istatistiksel analiz yaklaşımları ile tematik ve içerik analizi tekniklerinin temel özelliklerini ele aldı.

Akabinde, Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Birimi araştırmacısı Yiğit Çelik, “Toplum Araştırmalarında Saha Deneyimleri” dersinde, “neden” ve “nasıl” sorularına odaklanan beş temel araştırma tasarımını, mülakat ve gözlem tekniklerini aktardı. Çelik, mülakat ve gözlem tekniklerinin kullanımına ilişkin saha deneyimlerinden örnekler aktarırken, araştırma sorusuna uygun yöntemin seçilmesi, saha koşullarının dikkate alınması ve elde edilen verilerin araştırma sorusuyla ilişkilendirilmesine ilişkin konular üzerinde durdu. Oturumda ayrıca saha çalışması sürecinde etik ilkelere uyulmasının ve araştırmacının psikolojik dengesini korumasının önemi vurgulandı.

“Kendi Araştırmanı Kurgula Atölyesi” kampın son gününde de devam etti. Katılımcıların, kamp boyunca ele alınan araştırma tasarımı, araştırma sorusu ve yöntem seçimi konularını kendi araştırmaları üzerinden uygulamaları sağlandı. Nursen Tekgöz’ün yönetimindeki atölyede katılımcılar, kendi araştırma konularından yola çıkarak taslak araştırma soruları geliştirirken, sorularının kapsamını daraltma, araştırma amaçlarını netleştirme ve sorularına uygun yöntem ve veri toplama tekniklerini belirleme üzerinde çalıştı.

Günün devamında, Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Bilge Bal Sezerel, “Eğitim Araştırmalarında Veri Analizi Uygulamaları” adlı eğitiminde, çok katmanlı veri yapıları, ölçme ve değerlendirme göstergeleri, saha erişimi ve araştırma etiği gibi hususları değerlendirdi. Bal Sezerel, “Kanıta Dayalı Araştırma Verilerinin Politika Çıktılarına Dönüştürülmesi” adlı ikinci eğitiminde ise politika notu, politika önerisi ve karar alıcılara yönelik kısa raporlar gibi çıktı türlerinin ne olduğunu ve nasıl yazıldığını ele aldı.