Enstitüden Haberler

“Yükseköğretimde Program Optimizasyonu” Çalışma Serisinde Ekonomi Müfredatı Ele Alındı

Enstitü Sosyal tarafından yükseköğretim sisteminde eğitim süreleri ve programlarının yeniden değerlendirilmesini amaçlayan “Yükseköğretimde Eğitim Süreleri ve Program Optimizasyonu” çalışma serisi kapsamında, ekonomi lisans eğitimine ilişkin toplantı 24 Ağustos 2026 tarihinde düzenlendi. Toplantıda, 180 AKTS ve üç yıllık lisans modeli çerçevesinde hazırlanan Ekonomi Lisans Programı modeli, farklı üniversitelerden akademisyenlerin değerlendirmesine sunuldu. Altı yarıyıllık model, ekonomi eğitiminin temelini oluşturan alanları esas alırken öğrencilerin veriyle çalışma, programlama ve araştırma becerilerini geliştirmeyi ve bu becerileri farklı uzmanlaşma alanlarıyla buluşturmayı amaçlıyor. “Programın Felsefesi”, “Alan Yeterlilikleri”, “Mezun Profili” ve “Mezuniyet Portföyü” gibi başlıkların ele alındığı modelin, akademisyenlerin görüş ve önerileri doğrultusunda güncellenmesi hedefleniyor.

Toplantıda, üç yıllık lisans modelinin üniversitelerdeki farklı akademik ve matematiksel altyapılara sahip öğrenciler açısından nasıl uygulanabileceği tartışıldı; öğrencilerin ortak bir yeterlilik düzeyine ulaşmasını sağlayacak bir yapının nasıl kurulabileceği değerlendirildi. Ayrıca sektör iş birliğiyle tasarlanan staj ve saha çalışmalarının müfredatın bir parçası hâline getirilmesi önerildi. 

Ekonomi lisans müfredatının sadeleştirilmesi de toplantının temel başlıklarından biri oldu. Öğrencilerin çok sayıda ders ve mükerrer içerikle karşı karşıya kalmasının uzmanlaşma imkânını sınırladığına dikkat çekildi. Bu çerçevede ders sayısının azaltılması ve lisans eğitiminin ilerleyen dönemlerinde öğrencilere belirli alanlarda derinleşme olanağı tanınması önerildi.

Ayrıca matematik, ekonometri ve veri analizi eğitiminin kapsamı da ele alındı. Nicel becerilerin ekonomi eğitiminin önemli bir parçası olduğu, ancak bu becerilerin uygulamayla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Bu doğrultuda müfredatta veri okuryazarlığı, makine öğrenmesi gibi derslere yer verilmesinin yanı sıra öğrencilerin veri analizi, raporlama ve yapay zekâ araçlarını kullanma gibi somut becerilerini geliştirebilecek uygulamalı projelere, saha çalışmalarına ve mezuniyet portföylerine ağırlık verilmesi gerektiği vurgulandı.

Öğrencilerin eğitim süreci boyunca edindikleri becerilerin belgelenmesi amacıyla önerilen “Mezuniyet Portföyü” uygulamasına da dikkat çekildi. Öğrencilerin projelerini, staj çıktılarını ve sosyal sorumluluk çalışmalarını bir araya getiren portföyün, not ortalamasının yanında farklı yetkinliklerin de görünür olmasını sağlayabileceği ifade edildi. Uygulamalı eğitimin ve sektörle kurulan daha güçlü bağlantıların, öğrencilerin iş hayatına geçişini destekleyebileceği belirtildi.

Yapay zekânın eğitim ve ölçme-değerlendirme süreçlerine etkisi de toplantının tartışma başlıkları arasında yer aldı. Ödev ve sınav süreçlerinde yapay zekâ kullanımıyla birlikte üniversitelerin öğrencilere sağladığı katma değerin ve mezuniyet yeterliliklerinin nasıl ölçülebileceği irdelendi. Bu çerçevede, öğrencilerin sahip olduğu bilgi ve becerileri ölçmeye yönelik merkezî bir yetkinlik sınavı uygulanması veya performans göstergesi oluşturulması önerisi tartışıldı.

Toplantıda, üç yıllık eğitim süresinin yanı sıra müfredatın sadeleştirilmesi, öğrencilerin uzmanlaşmasına ve saha deneyimi kazanmasına imkân tanınması, veri ve uygulama becerilerinin güçlendirilmesi ve akademisyenlerin araştırma kapasitesinin desteklenmesi başlıklarının birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.



İki Nokta

Kitap tanıtımı, biyografi, araştırma raporu, değerlendirme ve inceleme yayınları ile bölgesel veya küresel ölçeklerde güncel ya da yapısal sorunlar.